Duyu Bütünleme Ve NDT/Bobath-2- Fizyoterapi

Benzerlik ve Farklılıklar/Bir Arada Kullanımı-2

NDT ve SI farklı disiplin ve araştırma akımlarından gelişmelerine rağmen bazı temel  prensipleri paylaşırlar. Bunlar;

 

* Merkezi sinir sistemi disfonksiyonunu  adres gösterir ve nörolojik açıklamalar sunar

*Hareket ve davranış için otomatik temelleri adres gösterir

*Tedavi sürecini açıklamak için motor kontrol teorileri kullanır

*Tedavi sırasında adaptif cevap almaya gayret eder.

 

CP ve SI bozukluğunun ikisi de nörolojik bir temel içermektedirler. CP deki problemin nedeni hareketi kontrol eden korteks ve korteks altı yapıların hasarı iken, duyu bütünleme bozukluğunda duyusal bilgilerin işlendiği korteks altı yapılarda bir bozukluk kabul edilir(Ayres 1972a;Moore 1984).

Duyu bütünleme bozukluğu olan bireylerdeki hareket problemlerinin duyusal işlemleme ile ilgili bir temeli vardır ve kortikal merkezlerde bir hasar yoktur.

CP li çocuklardaki duyu bütünleme bozukluğu primer veya sekonder olmak üzere bir çok temele dayanabilir(Moore 1984).Primer duyu bütünleme bozukluğu hareket bozukluğuna neden olan  kortikal ve subkortikal alanların hasarından kaynaklı ortaya çıkar.Motor alanlardaki hasar duyu alanlarını da etkileyebilir.Sekonder duyusal problemler çocuğun normal duyusal deneyim kazanmasını önleyen normal motor hareketten yoksun olması ile açığa çıkmaktadır(Moore 1984; Windsor 1986).Azalmış hareket veya hareket edebilmekteki kısıtlılık çocuğun çevreden yeterli ve anlamlı bilgi elde etmesini kısıtlamaktadır.

 

NDT ve SI’ ın  her ikisi de otomatik postüral kontrol ve koordinasyonun gelişmesini savunmaktadır.NDT birey fonksiyonel bir aktivite performansı gösterirken  bireyin çevredeki ve vücudundaki değişimlere karşı otomatik postüral ayarlama yapabilme becerisine odaklanır. SI fonksiyonel aktivite ve oyun esnasında uygun bir duyu bütünleme becerisi geliştirme ve birden çok duyusal deneyimi entegre etme becerisine odaklanır. Yeni bir görev öğrenirken dikkat gerekmektedir fakat SI bu görevin duyusal  gereksinimleri için katı davranışçı stratejilerin gerekmediğini savunur. Duyusal ve motor işlemler bilindik bir görev esnasında otomatik olarak gelişmelidir.

Motor kontrol ve motor öğrenme teorilerindeki bulgular fizyoterapist ve ergoterapistlerin terapi uygulamalarını etkilemiştir. Bu teorilerin gelişimi SI ve NDT nin gelişimini de olumlu yönde etkilemiştir.

SI/Duyu Bütünleme/DB de motor kontrol ve motor öğrenme teorilerinin en belirgin kullanımı “Practic Disorders-Praksisde bozukluk” açıklamasın yapılmasında olmuştur. Ayres dispraksinin  doğasını açıklamaya yardımcı olması için motor öğrenme literatürünü refere etmektedir(Ayres 1985).Fisher(1991) motor öğrenme teorisinin bulgularını kullanarak feedforward mekanizmasının praksis üzerine olan rolünü açıklamaya çalışmıştır. Ayres’in çalışmalarından temel alarak Fisher(1991) Practic bozuklukları 4 guruba ayırmıştır.

Motor kontrol ve motor öğrenme teorilerindeki son bulgular NDT uygulama prensiplerini etkilemiştir. Bly(1991) bu bulguları NDT prensiplerine uyarlamıştır .CP li çocuklardaki hareket limitasyonlarının, bir eklemdeki özgürlük derecesini azaltacağını, bunun da hareket ile ilişkili diğer bir eklemin hareketini azaltacağını öngörmüştür.Bu durum geleneksel olarak “fiksasyon” olarak bilinmektedir. NDT terapi metodunu kullanan terapistler çocuğa hareket kontrolünü kazandırmak için, kontrolün anahtar noktalarını kullanırlar(Bly 1991).Eklemlerinin fiksasyonu ile hareket özgürlük seviyesi azalan Duyu Bütünleme bozukluğu olan çocuklar NDT tedavi metodunun terapilerine eklenmesinden fayda göreceklerdir.

NDT duyusal girdi uygulamanın postüral cevap çıkarmak için gerekliliğine vurgu yapmıştır. Ancak Bly(1991) postüral mekanizmaların feedforward(ileri besleme) veya tahmin etme mekanizmalarına aynı ölçüde çevresel feedback(geri besleme) mekanizmalarına ihtiyacı olduğunu söylemiştir. Tedavide çocuğu postüral kontrolü başlatabileceği fonksiyonel aktiviteler ile motive etmeliyiz ve terapist çocuğa özellikle hareketi empoze etmemelidir(Bly 1991).

Çocuğun görev odaklı aktivitelerde motive edilmesinin gerekliliği motor öğrenme teorilerinde halen vurgulanmaktadır(Bly 1991;Horak 1991).Bu durum aynı zamanda Duyu Bütünleme teorisi ve ergoterapide de vurgulanmaktadır.Horak(1991) görev odaklı uygulamada daha az el müdahalesinin gerekliliğini vurgular.Klinikte daha az el müdahalesi ile yapılan fonksiyonel görev odaklı uygulamalar, hareket paternlerini pratik etmeyi  ve çevresel ihtiyaçlar ile baş edebilmek için motor problem çözme stratejilerini öğrenmeyi gerektirir.NDT deki bu bulgular çocuğun hareket ile ilgili problem çözmede aktif katılımcı olmasını, verilen hareketin pasif alcısı olmamsı gerektiğinin önemini vurgular.

Ayres(1984) adaptif cevabı, çevre ile efektif cevap veya interaksiyon olarak tanımlar.NDT nin daha düşük seviyede adaptif cevaplar beklediği söylenebilir(postüral düzeltmeler/ayarlamalar gibi), bunun yanında Duyu Bütünlemenin hem düşük hem de yüksek seviyede adaptif cevaplar beklediği söylenebilir(motor planlama,dikkat, ve compleks davranışların uzay ve zamana göre organizasyonu gibi).Motor kontrol ve motor öğrenme teorilerinden gelen öğretiler, NDT uygulaması esnasında  duyusal uyarının postüral cevap oluşturmak için kullanımını etkilemiştir.Bireylerin fonksiyonel aktiviteler sırasında postüral kontrolü başlatmaları şu anda vurgulanmaktadır(Bly 1991).

 

  Tüm Hakları Saklıdır. Ve Aymen BALIKÇI’ya aittir. İzinsiz Çoğaltılamaz, kopyalanamaz, başka yerde yayımlanamaz.